TARSUS EVLERİNDE TARİHİN İZLERİ

Tarsus’ta “Aziz Paulus Kuyusu”nun karşısındaki tarihi evler biraz olsun ilginizi çekerse, arka sokaklara da dalıverin.

O daracık sokaklarda yürürken, bir anlamda tarihin içinden de geçiyorsunuz. İlk önce girişlerin ne kadar vurgulu olduğu dikkatinizi çekiyor. Kapılardaki desenlerden, kapıları taçlandıran kemerlerdeki taş işçiliğinden gözlerinizi alamıyorsunuz. O desenler, biraz da geçip giden zamanın hayatınızda neleri değiştirdiğini anlatıyor. Öyle ya, böyle bir el emeği, günümüz modern yaşamında kendine yer bulabilir mi? Bu yüzden her kıvrımına dokunmak, her açıdan fotoğraflamak isteyeceğiniz pek çok detay karşınıza çıkıyor bu sokaklarda. Neo-klasik üslubun düz hatlı anlayışının hâkim olduğu kesme taş cepheleri; kimi yerde cumbalar, kimi yerde de balkonlar hareketlendiriyor.

Sıvası dökülüp ahşap karkası ortaya çıkmış tarihi evlerin bakımsızlığına üzülürken, bir de bakıyorsunuz yıkılmaya terk edilmiş olanı bile var. Yıkılma tehlikesi olduğunu belirten levhanın asılı olduğu cumbada öyle mükemmel bir ahşap işçiliği var ki, insanın içi acıyor. Diğer sokakta, bu ev daha iyi durumdayken yapılmış bir eskizine rastlıyorsunuz. Hem de resim atölyesi olarak kullanılan tarihi evlerin birinde. Anlaşılan birbirlerini içlerinde yaşatıyor bu evler…

Sonunda; biraz yetkililere kırgın; biraz da bu evlerde yaşayan insanların, her an tarihin izlerine dokunabilmelerini kıskanarak ayrılıyorsunuz Tarsus sokaklarından.

 

IMG_0337

IMG_0315 IMG_0313 IMG_0302 IMG_0336DSC09494